Aytaç Durak’tan Meral Akşener’e çağrı: Görevden kaçamazsınız

Aytaç Durak, Akşener’e “Sevgili kardeşim” diye hitap ederek başlattığı mektubunda şöyle dedi:

“Bu plak daha önce de çalmıştı.  Turgut Özal, 1984’te aynı misyonu üstlendi. İlk girdiği yerel seçimde merkez sağ oylarla neredeyse bütün il belediyelerini kazandı. 1989’da ise biri hariç hepsini kaybetti.

Ankara’da kaybeden belediye başkanlarını toplamıştı. Söz alanların hepsi seçim kaybının suçlusu olarak Özal ve teşkilatları görüyordu. Dayanamadım söz aldım. Konuşanları çok ağır bir ifade ile eleştirerek,

“Özal olmasaydı ben de dahil hiç birimiz Başkan olamazdık. Özal rüzgarı önce lodos gibi, meltem gibi esti hep beraber geldik. Şimdi ise poyraz gibi tersine esti, hep beraber gittik. İnsan biraz saygılı olur, ahde vefalı olur” demiştim.

Aynı Özal, 5 yıl sonra 1989’da Cumhurbaşkanı oldu.

Tarih tekerrür edermiş. Ne bilirim, siz de olabilirsiniz.

Seçimleri kimse kaybetmedi; Devlet gücüyle Erdoğan kazandı.

Yeni kurduğunuz Partiniz başarılı olmuştur. Sizi kutluyorum.

Siz %25’le başladınız. Sayın  Erdoğan, merkez sağdan gelecek rüzgarınızla yıkılacağını biliyordu. Bu nedenle karşısına CHP’yi aldı.

Medya gücü ile CHP adayını güçlendirip, sizin ve HDP dahil muhalif oyların oraya kaymasını sağladı.

Şimdi çok daha güçlüsünüz.

Bedrettin Dalan ve Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlık dönemleri dahil hep Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı oldum. Ancak, Bahçeli destekli FETÖ kumpası ile görevden alındım.

Türkiye’de siyaseti benden iyi bir tek Erdoğan okur. Ben de hiç yanılmadım.

Gün oldu iki sandık yan yana iken (1999’da) partim ANAP’ın milletvekilliği sandığındaki oyunu yandaki belediye başkanlığı sandığında 2,5 katı artırarak kazandım.

Gün oldu bir önceki seçimdeki (2004’te) MHP oylarını bir sonraki seçimde (2009’da) 5 katı yükselterek MHP’ye Türkiye’de ilk kez büyükşehir belediyesi kazandırdım. Bu oylar çoğunlukla partizan olmayan hemşerilerimin oylarıydı.

Siyaset uzun vadelidir. Siyasette güçlendikçe engeller artacaktır. Engeller üstüne üstüne giderek aşılır.

Milletin umudu oldunuz. Bu umut ışığını söndürmeye hakkınız yok…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir